Yedi yıl neden beklediniz?Metehan Akbulut

Antalya Çağdaş Hekimler > Yedi yıl neden beklediniz?Metehan Akbulut

İlgili ve yetkililerin bildik tutumları bu olayda da karşımıza çıktı.

Kimisi sorunu görmezden geldi, kimisi kendisiyle konunun bir ilgisi olmadığını ve ilgili mercilere ilettiğini söyledi, kimisi de başkalarını suçlayarak asıl sorunun üzerini örtmeye çalıştı.

Bu günlerde Antalya basınında eski devlet hastanesi binasının yıkımı ile ilgili bolca habere rastlıyoruz. Binanın yıkım gerekçesinden, ihaleyi kazanan firmanın özelliklerine, yıkılan yere ne yapılacağından yıkım işleminin ne kadar güvenli bir şekilde sürdürüldüğüne kadar,…bir dizi haber.

 

Basın yayın kuruluşlarında bir gün, binanın yıkım ihalesini kazanan firmanın çok hızlı çalıştığı ve 4 bin 800 metre kare alanda gerçekleştirecek yıkımın  en geç 30 Aralık 2011 tarihinde biteceği yazılıyor. Bir başka gün, binanın yıkımı sırasında güvenlik önlemleri başta olmak üzere çevreye ve doğaya saygının da ilk sırada yer aldığı, yıkım sırasında tek bir ağacın bile zarar görmeyeceği vurgulanıyor. Antalya İl Sağlık Müdürü Dr.Adem Bilgin’in, yıkımına başlanan eski Devlet Hastanesi binasının yerine 400 yatak kapasiteli yeni bir hastane inşa edileceğini söylemesi de bir başka gün haber oluyor…

Bu haberleri uzatmak mümkün.2004 yılından bu yana yani tam yedi yıldır atıl vaziyette boş tutulan (!) ve etrafına tehlike saçtığı söylenen binanın bir an önce yıkılması ve yerine yeni bir hastane yapılacak olması elbette sevindirici bir gelişme.

***

Anımsamakta yarar var; 29.12.2004 tarihinde Antalya Devlet Hastanesi’nde olağandışı gelişmeler yaşandı. Hiç bir açıklama yapılmadan, hastanede ameliyat yapılmayacağı, yeni hasta ve ziyaretçi kabul edilmeyeceği, taburcu olabilecek hastaların hemen gönderilmesi şeklindeki bir karar hastane çalışanlarına başhekim Dr. Arif Bulut’un talimatıyla duyuruldu.

30 Aralık 2004 tarihi ve sonrasında “Devlet Hastanesi Tehlikede”, “Yıkılır, Hemen Boşaltın”, “Hastane Çürük, Hemen Boşaltın” başlıkları ile basın yayın kuruluşlarında haberler çıktı. Ertesi gün İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi’nin “Derhal Boşaltılması Gerekir, Yıkılma Riski Yüksek” şeklindeki raporlarının Antalya Valiliği’nde olduğu haberleri ve ilgili oda tarafından yapıldığı söylenen “Sansasyonel olur gerekçesiyle bu raporları açıklayamıyoruz” şeklindeki açıklamalarının yer alması halkta ve çalışanlarda panik havasını  daha da artırdı.

***

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ve o dönem genel sekreterlik görevini yürüttüğüm Antalya Tabip Odası; ilk günden itibaren, halkın, hastaların ve sağlık çalışanlarının güvenliğini tehdit eden böylesi ciddi bir olayda konu ile ilgili tüm kamu kuruluş ve temsilcilerini, hükümeti topluma karşı sorumlu davranmaya, mevcut durum ve soruna yaklaşımla ilgili bilgi sunumuna ve gereğini yapmaya davet etti. Böylesi bir ortamda çalışanlardan  huzurlu ve verimli bir çalışma beklemenin mümkün olamayacağını,  hastanede yatan hizmet alan  halkın da çalışanlar gibi psikolojisinin bozulacağını konunun her yönden  takipçisi olduğunu ve sorunun çözümüne katkı sunmaya her zaman hazır olduğunu defalarca ifade etti. Birlikte basın açıklamaları yapıldı, Antalya Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü ve Devlet Hastanesi Başhekimliği ile defalarca görüşmeler gerçekleştirildi.

***

İlgili ve yetkililerin bildik tutumları bu olayda da karşımıza çıktı.Kimisi sorunu görmezden geldi, kimisi kendisiyle konunun bir ilgisi olmadığını ve ilgili mercilere ilettiğini söyledi, kimisi de başkalarını suçlayarak asıl sorunun üzerini örtmeye çalıştı.

O dönem hastane başhekimi şu an CHP Antalya Milletvekili olan Dr.Arif Bulut ilk gün ve dakikadan itibaren Antalya Tabip Odası ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Antalya Şubesi olarak yaptığımız tüm girişimleri provokasyon, halkı paniğe sevk etmek olarak niteledi. Aralarında doktor olan AKP Antalya milletvekillerinin de bulunduğu birçok kişi ve yetkili,  binanın sağlam olduğu yönünde açıklamalar yaparak bizleri suçlayıp, hedef gösterdiler. ”Devlet hastanesinin durumunu abartıyorlar.”, ”İddialar yalan, tedbir alıyoruz”  dediler.

İl düzeyinde yaptığımız tüm başvurular sonuçsuz kaldı. Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi ve SES Genel Merkezi’nin Sağlık Bakanlığı nezdinde yaptığı girişimler karşısında  da Sağlık Bakanlığı ve Hükümet konudan habersizmiş gibi davrandı. Hükümet adına Ankara’dan ancak 15 gün sonra gelebilen Sağlık Bakanlığı yetkilileri, “Endişe edecek bir durum yok, gereğini yapacağız” dedi ve gitti.

***

Aradan tam yedi yıl geçtikten sonra eski Antalya Devlet Hastanesi binası yıkılma tehlikesi olduğu gerekçesi ile yıkılmaya başlandı.

Yedi yıldır bilinen bir gerçeğe rağmen, üstelik ülkemizde benzer sorumsuzluk örneklerinden dolayı yüzlerce insanımız yaşamını yitirmişken harekete geçmeyenler, şimdi kendilerinin hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi konuşabiliyor.

AKP halen hükümet. Son yedi yıl içinde konunun doğrudan muhatabı olan kişilerin bir kısmının görev yerleri değişti. Ama aynı AKP Hükümetinin atadığı bürokratlar, Sağlık Müdürleri, Başhekimler…bu süre içinde görev yaptı, yapmaya da devam ediyor. Bu süre içerisinde şans eseri bir felaket yaşanmaması bu kişi ve kurumların sorumluluklarını azaltır mı? Daha doğrusu aklar mı?

O dönem AKP’nin başhekim koltuğuna oturttuğu Dr. Arif Bulut şimdi CHP Antalya Milletvekili. O günlerde bizleri suçlayan ve hedef gösteren ”İddialar yalan, tedbir alıyoruz” diyen Dr.Arif Bulut, sessizliğini sürdürüyor.

Antalya Tabip Odası’nda AKP ile dirsek teması ve gönül bağı olan bir yönetim kurulu var. Oda yönetimindeki  “Hekim Birliği Grubu”  da  her zaman ki gibi susuyor, görmüyor, duymuyor.

Bizlere gelince iş güvencesi, özlük hakları, onurumuz ve halkın sağlığı için mücadelemizi ısrarla ve inatla sürdürüyoruz.  Eski Antalya Devlet Hastanesi binasının yıkımı ise olanca hızıyla sürüyor.

Son Yazılar

Teşekkürler

17 Nisan 2022 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Antalya Tabip Odası seçimleri öncesi  Çağdaş Hekimler olarak,  seçimlerin sonucuna

Paylaş:

Bize Ulaşın