12 Eylül AKP ile sürüyor

Antalya Çağdaş Hekimler > 12 Eylül AKP ile sürüyor

12 Eylül darbesinin 35. yılındayız. Ülkemiz tam 35 yıldır 12 Eylül faşist

diktatörlüğünün belirlediği rotada baskı ve sömürünün sürekli olarak yeniden üretildiği bir sistem ile yönetilmektedir. 12 Eylül bu ülkede faşizmin adıdır.

Milyonlarcamız fişlendi, yüz binlercemiz cezaevine konuldu, on binlercemiz yurttaşlıktan çıkarıldı, yüzlercemiz idama mahkûm edildi,

Bütün demokratik örgütlenmeler tasfiye edildi,

Sendikalar, Dernekler, Meslek Odaları kapatıldı.

Milyonlarca kitap yakıldı ve binlerce film yasaklandı.

12 Eylül; sadece o günlerimizi değil, 75 milyonun, Türkiye’nin geleceğini de çaldı.

12 Eylül

Asmayalım da besleyelim mi demekti.

Onların çocuklarının işi bitirmesi demekti.

Türkiye’nin emekçilerin tümüyle teslim alınmasıydı.

12 Eylül Bütün ülkenin cezaevine dönüştürülmesi demekti.

12 Eylül

İşkenceydi, tecavüzdü, ölümdü.

DAL demekti, Mamak demekti, Metris demekti.

12 Eylül Diyarbakır cezaevi demekti.

12 Eylül aynı zamanda bugünkü alacakaranlıktır, gericiliktir, eşitsizliktir, yoksulluktur.

Adını doğru koymak gerekir: 12 EYLÜL BU ÜLKEDE FAŞİZMİN ADIDIR.

Dönemin TİSK Başkanı Halit Narin’in “Şimdi gülme sırası bizde” ve ABD Başkanı Jimmy Carter’a iletilen “Bizim çocuklar işi başardı” sözleri, 12 Eylül faşist darbesinin kimler tarafından hangi amaçla gerçekleştirildiğini açıklamaya yetecek niteliktedir.

12 Eylül faşizmi, emperyalizme bağımlılık ilişkileri içerisinde, 24 Ocak kararları olarak bilinen ve IMF tarafından hazırlanmış olan sömürü politikalarının uygulanabilmesi ve halkın güçlenen mücadelesinin kırılarak yok edilmesi temelinde gündeme gelmiştir.

Bu dönem içerisinde ülkemiz, emperyalizmin ve sermayenin çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi yönünde yeniden yapılandırılmıştır. 24 Ocak 1980’de yayınlanan ekonomik program 12 Eylül darbecileri eliyle uygulanmaya konularak ekonomik bunalımın yükü emekçilere kesilmiş, özelleştirmeler ve piyasacı adımlar ile tüm kamusal varlıklarımız uluslararası sermayenin sömürüsüne açılmıştır.

12 Eylül faşizmi; katliamlar, cinayetler, işkenceler, tecavüzler, gözaltılar, tutuklamalar ve idamlar ile birlikte emekçi halkımızın üzerine bir karabasan gibi çökmüştür. Emekten ve insandan yana olan her şey yok edilmeye çalışılmıştır. Faşizme karşı direnen sayısız yiğit, güzel yürekli insanımız katledilmiş, idam edilmiştir. 12 Eylül darbesiyle aslında kendi kaderini ellerine almaya çalışan toplumun adeta elleri kesilmiştir.

12 Eylül’de; ABD emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri, sivil faşist çeteler ile birlikte ülkemizin gözlerine mil çekmiş, kulaklarını sağır, gözlerini kör etmiştir. 12 Eylülün toplum üzerindeki yıkıcı etkileri uzunca bir dönem sürmüştür, sürmeye de devam etmektedir. Analar hala 12 Eylül faşizminin katlettiği çocuklarının mezarlarını aramaktadır.

Tam beş yıl önce, 12 Eylül 2010’da, darbenin ürünü olan sömürünün ve gericiliğin partisi, güya “12 Eylül’le hesaplaşma” adı altında bir referandum müsameresi sergiledi. AKP, arkasına dizilen ve “yetmez ama evet” diyenlerin desteğiyle yapılan referandumla ikinci bir 12 Eylül darbesi daha yaptı. Bu referandumla, yargıyı da bütünüyle ele geçiren ve kendi diktatörlüğünü kurma yolunda çok önemli bir adım atan AKP, devletin mutlak sahibi haline geldi.

12 Eylül AKP ile sürmektedir ve tarih 35 yıldır utanç içindedir. Çağdaş Hekimler olarak bu utancın sonsuza dek sürmeyeceğini de çok iyi bilmekteyiz. Er ya da geç ülkemizi kan deryasına çeviren, en güzel çocuklarımıza kıyan eli kanlı katiller ve onların taşıdıkları zihniyet tarih önünde gerçekten hesap verecektir.
Soma’da, madenlerde, inşaatlarda ölen her işçinin, Gezi’de katledilen her gencin, Sarayın savaşı adına birbirine kırdırılan emekçi çocuklarının ve yasal mermilerle katledilen kirli savaşın kurbanı minicik bedenlerin hesabı er yada geç mutlaka sorulacaktır!

Çağdaş Hekimler

Son Yazılar

Teşekkürler

17 Nisan 2022 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Antalya Tabip Odası seçimleri öncesi  Çağdaş Hekimler olarak,  seçimlerin sonucuna

Paylaş:

Bize Ulaşın