İdeolojik hegemonya…Fahrettin Erdoğan

Antalya Çağdaş Hekimler > İdeolojik hegemonya…Fahrettin Erdoğan

Mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Günlük sohbetlerimizi oluşturan konuların kaynağına bakıldığında göze çarpan ilk şey kendini konuşmalarımızda hemen ele veriyor, “Akşam bir program izledim..”, “Gazetede yazıyordu…” veya “Hiç mi reklam izlemedin?..” gibi…

Yani temel duyum, kitle iletişim (tek yanlı olduğundan dolayı “iletim” daha doğru belki) araçlarından yayılarak sohbetlerimizi oluşturduğu için, neredeyse bu araçların dışında özgün gündemler yakalayamaz hale geliyoruz…

Bu nedenle, konuyu kısaca irdeleme gereğini hissettim; kitle iletişim araçlarındaki muazzam gelişmelerle birlikte egemen düşünceler ve söylemlerin toplumsal dokumuza nasıl yayıldığı üzerine…

Burjuvazinin (egemen sınıfların) toplumu yönetebilmek için başlıca iki temel yöntemi uyguladığı, bunların “baskı” ve “ikna” olduğu söylenebilir.

Baskı ve zor uygulamaları yönetenlerin yönetilenleri egemenlikleri altında tutmak için başvurdukları en gözde yöntemlerin başında geliyor. Ancak kontrol mekanizmalarının giderek karmaşıklaştığı ve buna uygun kurumların toplumsal örgütlenişin bileşenlerinden biri olduğu tarihsel koşullarda egemenliğin yürütülmesinde en az baskı kadar ikna yöntemi de ağırlık kazanıyor. Ralph Miliband’ın deyimiyle “İkna, en genel anlamıyla baskın sınıfların bağımlı sınıfları, varolan toplumsal düzene ilişkin ne düşünürlerse düşünsünler ve ona ne kadar yabancılaşmış olurlarsa olsunlar, herhangi bir alternatifin felaket getirecek kadar kötü olacağına ve her durumda böyle bir altenatifi oluşturmak için yapabilecekleri pek bir şey olmadığına ikna etme kapasitesidir.” (Karşı Hegemonya Mücadeleleri, R. Miliband, Yansıma 2. Kitap)

Burada şunu belirtmek gerekir ki; her şeyden önce burjuva toplumlarına karşı en yetkin alternatifi oluşturan sosyalizmin içine sürüklendiği ideolojik-teorik kriz kitlelerin bilincini oluşturan ideolojik düşünceler konusundaki “hegemonya” mücadelesini tek kale bir maça çevirmiş durumda. Kitle iletişim araçlarındaki gelişmelerle yaygınlaştırılan burjuva düşünceler toplumların bütün dokularına yayılıyor. Yine iletişimin ulaştığı dev boyut, ideolojik manipülasyonun uluslararası bir düzleme yayılması için son derece elverişli olanaklar yaratıyor…

Bugün kitle iletişim araçlarının gelişkinliği ve “boş zama”nın artışı “üretim sürecinden gelen bilinç”in etki alanını sınırlamış durumdadır. Özellikte TV, video, sinema vb. görsel iletişimin ulaştığı boyuta bağlı olarak geniş kitlelerin beyinleri birer “mesaj çöplüğüne” dönmüş durumda. Hergün binlerce, milyonlarca mesaj tarafından bombalanan beyinler sonuçta bir standart düşünme normunun tutsağı haline dönüşüyor…

Kitle iletişim araçlarının teknik olanakları, kitle iletişim araçlarını denetimi altında bulunduran burjuva toplumsal ilişkiler tarafından kısıtlanmakta, sonuçta kapitalizmin kendini yeniden üretmesine olanak sağlayan araçlar olarak işlev görmektedir. Bugün kapitalist toplum tarafından kitle iletişim araçlarına verilen form en iyi ifadesini bir zamanlar bir televizyon kanalından dilimize doladığımız şu spotla ortaya konulmaktadır: “Bizi izlemeye devam edin!”

Gerçekten de birer iletişim aracı olmaları için teknik özellikleri pekâla yeterli olabilecek TV, radyo gibi araçlar sadece bildirişim araçları olarak kullanılmaktadır. Bu durumda ortaya çıkan ise hiçbir katılıma yer bırakmayan bir “seyir” ilişkisidir. “Seyir”in temel ilişki olduğu bir sistem içinde de programların içeriğinin “show”a dönüşmesi son derece olağan bir durumdur…

Uzaktan kumanda aletiyle TV kanalları arasında yapılan gelgitlerin bireyi özgürleştirdiğini söyleyebilmek olanaksızdır. Her ne kadar sonuçta uzaktan kumanda aletinin düğmesine basan bizim elimizse de beyaz camda bulacağımız şeyler “onlar” tarafından oluşturulmaktadır. Biz senaryosuna dahil olmadığımız bir oyunu sadece “seyretmek” özgürlüğüne sahibiz, o kadar…

TV ve radyodan yayılan eğlence biçimlerinin “popüler” bir içerik taşımasının altında da gündelik yaşam ideolojisinin meşrulaştırılması yatmaktadır. Çünkü “popüler kültür yaşamın her anında olumsuz anlamıyla ideoloji üretmekte ve bu ideolojik içeriği kitlelerin bilinç altına yerleştirmektedir.” Bu yolla burjuva toplumunun insanlar için sunduğu gündelik yaşam, doğal ve değiştirilemez bir düzen olarak algılanmaktadır…

“Amerikan egemenliğinin dünya planında ‘yeni dünya düzeni’, ekonomik anlamda ‘serbest piyasa ekonomisi’, politik düzlemde ise ‘burjuva demokrasisi’ kavramlarıyla ifade edildiğini kabul edecek olursak, kültürel düzlemde bu işin ‘post-modernizm’ tarafından gerçekleştirildiğini söyleyebiliriz”…

Seri üretime dayanan kitle kültürü normlarıyla sağlanan sonuçta standartlaşmış, özgünlüğünü yitirmiş, içinde hareket ettiği topluma ve toplum sorunlarına yabancılaşmış bireyler olmaktadır. Bir yandan TV gibi bir aracın, bireyi ev içi yaşamaya tutsak eden yalıtıcı özelliği, diğer yandan da standartlaşarak toplumsalın dışına düşme durumu bireyi bütünüyle kendi kabuğuna çekilmiş, toplumsal ilişkilere sadece toplumsal yapının kendisine dayattığı kurallar çerçevesinde dahil olabilen bir insan haline dönüştürmektedir. Her türlü mesajın oturma odasına kadar taşınması, dünyanın her tarafında olup bitenin anında bize ulaşması bu konumu değiştirmemektedir. Sonuçta burjuva toplumunun yarattığı birey tipi, Emerson’un deyişiyle bize şöyle seslenmektedir: “Saydam bir göz yuvarlağına dönüştüm; hiçbir şeyim ben; ama herşeyi görebiliyorum”. (Türkiye’de Basın ve Toplumsal Değişim, sy. 99, Ahmet Oktay)

Bu durumun, kitlelerdeki bir bilinç değişimini hedefleyen sosyalistler açısından can alıcı bir öneme sahip olduğu tartışmasız bir şeydir. Değiştirilecek bilincin hangi kaynaklardan beslendiğini ve nasıl şekillendiğini bilmeksizin daha başka bir ifadeyle neyin değiştirileceğini bilmeksizin, kitlelerle sağlıklı bir iletişimin kurulabilmesi mümkün değildir…

***

Günümüzde sosyalistlerin elinde bulunan gazete, tv, radyo gibi iletişim araçlarından neden “yeterince verimli” bir sonuç alınamadığını başka bir yazıda konuşmak üzere…

Son Yazılar

Teşekkürler

17 Nisan 2022 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Antalya Tabip Odası seçimleri öncesi  Çağdaş Hekimler olarak,  seçimlerin sonucuna

Paylaş:

Bize Ulaşın