Suçlu Ayağa Kalk (Ali Özyurt)

Antalya Çağdaş Hekimler > Suçlu Ayağa Kalk (Ali Özyurt)

Bebeklerimiz neden ölüyor? Ölümler kader mi? Yoksa bekleniyor muydu?

Ankara’da Zekai Tahir Burak Hastanesi’nde ölen 27 bebeğin acısı dinmeden, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden bebek ölümü haberleri geldi. Bir günde 13 bebek yaşamını yitirdi. Biz bu tabloyu 2005’te Edirne’de, Kayseri’de, Manisa’da, Trabzon’da ve 2007’de İstanbul’da görmüştük. Yarın hangi ilimizde göreceğimizi bilemiyoruz. Ancak bu ölümlerin son olmadığını ve devamının geleceği sır olmasa gerek. Olayın yaşandığı gece yedi hemşirenin nöbet tuttuğu açıklandı. Oysa en az 15 hemşire olması gerekiyordu. Bu durumda daha öncekilerde olduğu gibi, bir hemşire altı-yedi bebeğe bakmak zorunda kalmıştır.

Aşağıdaki soruların yanıtları verilmediği müddetçe ölümler sürecek. O nedenle Sağlık Bakanlığı ivedi olarak şu soruları yanıtlamalıdır:

– Yoğun bakım ünitesinde çalışan uzmanlar yeni doğan yoğun bakımı eğitimini almış mıdır?

– Performans sisteminin kıskacına alınan hekimler eğitim ve araştırmaya yeterli zaman ayırabiliyor mu?

– Eğitim ve araştırma yapacak nitelikli ve yeterli klinik şefi, şef yardımcısı, başasistan var mı? Şefleri atarken liyakatı esas alıyor musunuz?

– Yoğun bakım ünitesinde çalışan hekim ve hemşireler hizmet içi eğitimden geçmişler mi? Yoğun bakım hemşirelerinin, yeni doğan yoğun bakımında görev yapmaları için gerekli sertifikaları var mı?

– Ünitede çalışan hekim, hemşire ve temizlik elemanlarının sayısı güvenli ve nitelikli hizmet vermek için yeterli mi? Gündüz ve gece aynı sayıda hemşire çalıştırabiliyor musunuz?

– İllerdeki diğer yeni doğan üniteleri ile bir eşgüdüm var mı?

– Üniversite ile Eğitim Hastanesi arasında afiliasyon yapılmış mıdır? Üniversitenin olanakları yetkin olarak kullanılabiliyor mu?

– Yan dal uzman açığını gidermek için üniversite hastanelerine neden kadro açılmıyor? Bu bir cezalandırma yöntemi mi?

– Yeni doğan ünitelerinin standartları sağlandı mı? Üniteler I., II. ve III. düzey olarak ayrıldı mı?

– Temizlik işlerinin taşeron firma eliyle yapılması, burada çalışan işçilerin sık sık değiştirilmesi ve hizmet içi eğitimden geçmemeleri nedeniyle gerekli hijyen koşullarının sağlanamamasının hastane enfeksiyonlarının oluşmasında rolü var mı?

– Hastane enfeksiyonlarını önlemede en önemli noktayı oluşturan el hijyenini sağlamak için gerekli donanım ve malzeme (yeterli sayıda lavabo, kağıt havlu, el antiseptiği) devamlılık arz eden bir şekilde ünite için temin ediliyor mu? Sağlık çalışanlarının hasta bakımı sırasında el hijyeni için yeterli zamanları var mı?

– Yatak ve insan gücü kapasitesinin üzerinde bebek alımı, enfeksiyonların ortaya çıkmasında bir etken olabilir mi? Ne kadar donanımlı olursanız olun insan gücünün sınırlarının zorlanması sağlık çalışanlarında tükenmişlik ve iş doyumsuzluğuna yol açmaz mı? Bu da başlı başına çözülmesi gereken önemli bir sorun değil mi?

Eğer aşağıda sıralayacağımız önlemler Sağlık Bakanlığı tarafından alınabilirse ölümler kabul edilebilir düzeye inebilecektir:

– Özerk olarak çalışan ve yetkin bilim insanlarından oluşan bir ‘eğitim birimini değerlendirme komisyonu’ tarafından denetlenip onay almayan birimler yan dal eğitimi vermemelidir.

– Yeni doğan uzmanı ve yeni doğan eğitimi almış hemşire açığı hızla giderilmelidir.

– Ölümlerin geceleri yaşandığı dikkate alınarak gece vardiyası ile gündüz vardiyasındaki hemşire sayısı eşit tutulmalı, geceleri de yetişmiş yeni doğan uzmanları çalışmalıdır. Taşıma sistemle yeni doğan hizmetlerinin verilemeyeceği bu olaylarda da bir kez daha kanıtlanmıştır. O nedenle başka servislerden hemşire, doktor kaydırılması sorunları ötelemekten başka bir anlam ifade etmez.

– Prematüre bebeklerin mamaları hazırlanırken çok özenli davranılmalı, elle temas en aza indirilmelidir.

– Yoğun bakım ünitelerine kapasitelerinin üzerinde hasta kesinlikle alınmamalı, hizmet içi eğitimden geçmiş, süreklilik arz edecek temizlik personeli istihdamı politikasına gidilmelidir.

– Hastane enfeksiyonu kontrol komitelerinin etkin çalışması sağlanmalı, sürekli ve düzenli sürveyans yapılarak salgın gelmeden tespit edilmeye çalışılarak enfeksiyon kontrol önlemleri zamanında alınmalı; böylece yaygın bebek ölümleri durdurulmalıdır. Üreme olduğu anda ivedilikle kaynak bulunup ortadan kaldırılmaya çalışılmalıdır.

– Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan 50 yeni doğan merkezi açığı süratle giderilmelidir. Ayrıca eksik olan 1200 yeni doğan yatağı tam donanımlı olarak ve acil şekilde yerine konmalıdır. Yine Bakanlığın ifadesiyle 400 yeni doğan uzmanı ve 6 bin yetişmiş yeni doğan hemşire açığı zaman kaybetmeksizin giderilmeye çalışılmalıdır.

– Yeni doğan yoğun bakım ünitelerinde şimdiki yasal mevzuata göre pediyatri uzmanı olmak yeterlidir. Oysa asla yeni doğan uzmanı olmadan bu ünitelere ruhsat verilmemelidir.

– Yeni doğan transportu ancak yeni doğan yoğun bakım eğitimi almış kişilerce yapılmalıdır.

– Yardımcı üreme teknikleri yapan merkezler kesinlikle yeni doğan üniteleri ile bağlantı kurmalıdır.

Son söz

Art arda yaşanan ölümler tesadüf değildir. TTB ve diğer kurumların önerdiği kalıcı önlemler alınmadığı sürece bu ölümler kaçınılmaz olacak. Yeterli eğitim kurumu bulunmayan, eğitici olanakları kısıtlı, yan dal açığını kapatmak için üniversitelere yeterli kadro açmayan, enfeksiyon kontrol önlemlerinin tam olarak uygulanmasını sağlayamayan, kapasitesinin üzerinde hasta yatışı yapan, sertifika eğitimi almış yeterli yeni doğan yoğun bakım hemşiresi sağlayamayan, performans sistemi nedeniyle hastaya müşteri gözüyle bakılan bir düzende Sağlıkta Dönüşüm Programı sonlandırılmadıkça ölümler sürecektir.

Bu ölümlerin sorumluları olarak sağlık çalışanlarını göstermek büyük haksızlıktır. Sorumlular ülkenin sağlık otoriteleri ve hükümettir. Hükümet sorumluluğunun gereğini yerine getirip ivedilikle meslek örgütleri, uzmanlık dernekleri, hemşirelik dernekleri ve üniversitelerle biraraya gelerek “Acil Eylem Planı” açıklamalı ve bebek ölümlerine dur demelidir.

ALİ ÖZYURT:  Dr. İstanbul Tabip Odası, Uzmanlık Eğitimi Çalışma Grubu Bşk.

Radikal Gazetesinden alınmıştır

Son Yazılar

Teşekkürler

17 Nisan 2022 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Antalya Tabip Odası seçimleri öncesi  Çağdaş Hekimler olarak,  seçimlerin sonucuna

Paylaş:

Bize Ulaşın